Türkiye'nin FATF Değerlendirmesinde Gri Liste Riski Azalıyor
Türkiye'nin kara para aklama ve terörün finansmanıyla mücadele konusundaki performansı, uluslararası standartlara uyum açısından olumlu bir tablo çiziyor. Mali Eylem Görev Gücü (FATF) tarafından yürütülen 5. Tur Karşılıklı Değerlendirme sürecinde son aşamaya yaklaşılırken, Türkiye'nin gri liste riski önemli ölçüde azalmış görünüyor. MASAK Eski Başkanı Osman Dereli'nin değerlendirmelerine göre, Türkiye son yıllarda mevzuat ve düzenlemeler alanında kaydettiği önemli ilerlemeler sayesinde kara para aklama ve terörün finansmanıyla mücadelede üst bir seviyeye çıktı.
2021 yılında gri listeden çıkmayı başaran Türkiye, o dönemden bu yana MASAK'ın yetkilerinin genişletilmesi, idari para cezalarının artırılması ve mal varlığı dondurma yetkisinin geliştirilmesi gibi kritik reform adımları attı. FATF'in beşinci tur değerlendirmesi, önceki turlardan farklı olarak sadece mevzuatın varlığını değil, uygulanma etkinliğini ve sonuçlarını da mercek altına alıyor. Kasım ayında Türkiye'ye gelecek olan FATF değerlendirme ekibi; kolluk kuvvetleri, mali istihbarat birimleri, denetleyici otoriteler ve özel sektör temsilcileriyle birebir görüşmeler gerçekleştirecek. Ayrıca kripto varlık işlemleri, elektronik para sistemleri, gayrimenkul sektörü ve yüksek değerli emtia ticareti gibi finansal sistemin yeni risk alanları da derinlemesine incelenecek. Türkiye'nin 5. tur değerlendirmesinde öne çıkan bir diğer faktör ise teknolojinin kullanımı olacak.
Ülkelerin yapay zekâ, öğrenen makine gibi sistemleri kara para aklama ve terörün finansmanıyla mücadelede ne kadar etkin kullandığı değerlendirilecek. Kripto varlıkların izlenmesi, blok zincirlerin takibi ve dijital kimlik tanıma süreçleri gibi yeni teknolojik alanlardaki yetkinlikler de Türkiye'nin performansını belirleyecek unsurlar arasında yer alıyor. Uzmanlar, Türkiye'nin son üç yıl içinde adli soruşturmalarda MASAK'ın daha ön plana çıkması ve suç gelirlerini aklama soruşturmalarının artması gibi olumlu gelişmelere dikkat çekiyor. Önemli bir eksiklik tespit edilmemesi halinde, Türkiye'nin gri liste riskiyle karşılaşmayacağı ve uluslararası finansal sistemdeki güvenilirliğini koruyacağı değerlendiriliyor. Bu olumlu sonuç, Türkiye'nin küresel finans sistemiyle entegrasyonunu güçlendirirken, yabancı yatırımların artmasına da katkı sağlayacak.





