CAATSA Yaptırımlarının Kaldırılması Savunma Sanayii İhracatına Yeni Dönem Başlatıyor
Amerika Birleşik Devletleri'nin Türkiye'ye yönelik uyguladığı CAATSA yaptırımlarının kaldırılması süreci başladı. Aralık 2020'den bu yana Savunma Sanayii Başkanlığı üzerinde etkili olan kısıtlamaların sona ermesiyle birlikte, Türk savunma sanayisinin küresel pazardaki konumu güçlenecek. Yaptırımların kalkması, sadece teknoloji transferindeki engelleri ortadan kaldırmakla kalmayacak, aynı zamanda yerli savunma ürünlerinin üçüncü ülkelere ihracatında yaşanan lisans ve parça tedarik sorunlarını da çözecek.
Rusya'dan alınan S-400 hava savunma sistemleri gerekçesiyle başlatılan ambargo sürecinde, Savunma Sanayii Başkanlığı'na 10 milyon doları aşan kredi verilmesi yasaklanmış ve İhracat-İthalat Bankası destekleri tamamen askıya alınmıştı. Bu ekonomik blokajların sona ermesiyle birlikte, Türk savunma şirketlerinin uluslararası finansman kaynaklarına erişimi yeniden mümkün hale gelecek. Özellikle büyük ölçekli savunma projeleri için kritik öneme sahip olan bu finansman kanallarının açılması, sektörün büyüme hızını artıracak. Yaptırımların kaldırılmasının en önemli sonuçlarından biri, milli muharip uçak KAAN projesi için ihtiyaç duyulan F110 motorlarının tedarik sürecinde yaşanacak hızlanma olacak. Ayrıca Türkiye'nin 2019 yılında çıkarıldığı F-35 üretim programına geri dönüş süreci de hukuki olarak mümkün hale gelecek. Beş adet F-35 savaş uçağının teslimi konusunda daha önce alınan sözlerin hayata geçirilmesi bekleniyor.
Amerikan yasalarına göre yaptırımların kaldırılması için Başkan Trump'ın Kongre'ye sadece üç temel unsuru beyan etmesi yeterli. S-400 sistemlerinin artık Türkiye'nin kontrolünde olmadığı, benzer bir alışverişin tekrarlanmayacağı ve güven verici bilgilerin sunulması şartlarının yerine getirilmesinin ardından, Kongre'de ayrı bir onay sürecine gerek kalmadan yaptırımlar otomatik olarak sona erecek. Bu hızlı süreç, savunma sanayii sektöründe beklenenden çok daha erken bir canlanma yaratabilir. Kısıtlamaların sona ermesi, Türkiye'nin savunma sanayii ihracatında yeni bir dönemi başlatacak. Yerli üretim savunma sistemlerinin küresel pazarda rekabet gücü artarken, teknoloji transferi ve parça tedarikindeki aksamalar da ortadan kalkacak. Ekonomist değerlendirmelerine göre, bu gelişme sadece savunma sektörünü değil, yan sanayi ve teknoloji alanlarında da istihdam ve yatırım artışını tetikleyecek. Küresel yatırımcıların Türkiye'ye olan ilgisinin yeniden canlanması da beklenen olumlu gelişmeler arasında yer alıyor.




