FED'in 2026 İlk Faiz Kararı İçin Gözler Ocak Ayı Toplantısında Küresel piyasalar, ABD Merkez Bankası'nın (FED) 2026 yılındaki ilk faiz kararına kilitlenmiş durumda. FED'in 27-28 Ocak tarihlerinde gerçekleştireceği toplantı sonrası, 28 Ocak Çarşamba günü Türkiye saatiyle 21.00'de açıklanacak karar, dünya genelinde finansal varlıkların yönünü belirleyecek kritik bir gösterge olarak değerlendiriliyor.
Aralık ayında politika faizinde indirime giden merkez bankasının, bu ayki toplantıda temkinli bir duruş sergileyip sergilemeyeceği merak konusu. Son toplantı tutanaklarında bazı FED yetkililerinin faizlerin bir süre sabit tutulmasını savunduğu görüşler öne çıkarken, enflasyondaki düşüşün sürmesi halinde ilerleyen aylarda yeni indirimlerin gündeme gelebileceği mesajı verildi. Piyasa beklentileri, FED'in Ocak ayında faizleri %3,75 - %4,00 aralığında sabit tutacağı ve "bekle-gör" stratejisini benimseyeceği yönünde şekilleniyor. Büyük yatırım bankaları, yeni bir faiz indiriminin Nisan ayına kadar ertelenebileceğini öngörüyor.
ABD'den gelen makroekonomik veriler, FED'in karar sürecinde belirleyici rol oynuyor. Son açıklanan enflasyon rakamları beklentilere paralel gelse de, hükümetin kapalı olduğu dönemde sağlıklı veri toplanamadığına yönelik endişeler bulunuyor. Özellikle 2025 yılının ekim ve kasım aylarına ait TÜFE verileri, bütçe kesintileri nedeniyle raporlarda yer almadı. Bu durum, FED'in veri odaklı politika yaklaşımında belirsizlik yaratıyor. FED'in 2026 yılı toplantı takviminde toplam 8 faiz kararı yer alıyor. Ocak ayındaki ilk toplantının ardından, Mart, Nisan, Haziran, Temmuz, Eylül, Ekim ve Aralık aylarında da faiz kararları açıklanacak. Yatırımcılar, yılın geri kalanında FED'in izleyeceği politika patikasını anlamak için Başkan Jerome Powell'ın 28 Ocak'taki karar sonrası yapacağı basın toplantısında vereceği mesajları yakından takip edecek.
ABD Başkanı Donald Trump'ın FED'e yönelik faiz indirimi çağrıları da piyasalarda yankı buluyor. Trump, enflasyon verilerinin düşük seviyelerde olduğuna vurgu yaparak, Powell'a faizleri belirgin şekilde düşürme mesajı verdi. Ancak FED'in bağımsızlık ilkesi çerçevesinde, politik baskılardan ziyade ekonomik verilere dayalı bir karar mekanizması izlemesi bekleniyor. Piyasalarda şahin ve güvercin görüşler arasındaki denge, önümüzdeki günlerde açıklanacak istihdam ve büyüme verilerine bağlı olarak şekillenecek.

