Bankacılık Sektörü 2025'te Rekor Kârlılığa Ulaştı!
Türkiye'nin en büyük 10 bankası, 2025 yılında toplam 674,8 milyar TL net kâr elde ederek bankacılık sektörü tarihinin en yüksek kârlılık rakamına imza attı. Geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 57 artış gösteren kâr performansı, sektörün ekonomideki istikrar adımlarından olumlu etkilendiğini ortaya koydu. Aktif büyüklük bakımından sektörün lideri konumundaki Ziraat Bankası, 2025 yılında 113,7 milyar TL ile en yüksek kâr elde eden banka olurken, onu 84 milyar TL ile Garanti BBVA ve 67,4 milyar TL ile Türkiye İş Bankası takip etti. Bankacılık sektörünün toplam aktif büyüklüğü ise yıl sonunda 44 trilyon TL seviyesine ulaşarak önemli bir genişleme kaydetti. Özellikle ilk dokuz aylık dönemde aktif büyüklükte yüzde 40,3 artış yaşanması, sektördeki büyüme ivmesinin gücünü gösterdi. Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Alpaslan Çakar, 2025'in bankacılık sektörü açısından zorlu ancak risklerin iyi yönetildiği bir yıl olduğunu değerlendirdi.
Sıkı para politikası ve makro ihtiyati tedbirlere rağmen sektörün güçlü bilanço yapısını koruduğunu belirten Çakar, yatırım ve katma değer odaklı kredi büyümesinin öne çıktığını vurguladı. Yurt dışı fonlama konusunda da başarılı bir yıl geçiren bankacılık sektörü, toplam yurt dışı finansman tutarını yaklaşık 40 milyar dolar artırarak 195 milyar dolar seviyesine taşıdı. Katılım bankacılığı da 2025'te dikkat çekici bir performans sergiledi. Sektörün aktif büyüklüğü yüzde 45 artarak 4 trilyon liraya yaklaştı, bankacılık sistemi içindeki pazar payı ise yüzde 8,1'den yüzde 8,9'a yükseldi. Ziraat Katılım Bankası Genel Müdürü Metin Özdemir, katılım bankacılığının bankacılık ortalamasının üzerinde gösterdiği büyüme performansıyla reel ekonomiye önemli destek sağladığını belirtti. Sektörün toplam finansman portföyünün yaklaşık yüzde 33'ünün doğrudan KOBİ'lerin ihtiyaçlarına yönelik kullandırıldığını ifade eden Özdemir, ekonominin taşıyıcı unsurlarına verilen desteğin sürdüğünü vurguladı.
Bankacılık sektöründe 2025'in en öncelikli konularından biri aktif kalitesinin yönetilmesi olurken, takip oranı yüzde 2,5 gibi yönetilebilir bir seviyede gerçekleşti. Bankalar ihtiyatlı bir yaklaşımla yakın izlemedeki krediler için yüzde 18, takipteki krediler için ise yüzde 74 oranında karşılık ayırdı. Sektör temsilcileri, 2026'da da kredi kalitesinin ana gündem maddelerinden biri olmaya devam edeceğini öngörüyor.

