Trump Yönetiminde İran Mutabakatı Krizi: Muhalif Yetkililer Görevden Alınabilir
ABD Başkanı Donald Trump'ın İran ile imzalanan nükleer mutabakat metnine itiraz eden üst düzey yöneticileri görevden alma planları tartışma yarattı. Beyaz Saray'a yakın kaynaklar Trump'ın özellikle istihbarat birimlerinden gelen muhalif görüşlere sert tepki gösterdiğini ve ekip değişikliğine gitmeyi değerlendirdiğini aktardı. Pazar günü açıklanan mutabakat zaptı Tahran'ın nükleer silah programından vazgeçmesini ve Hürmüz Boğazı'nın ticarete açılmasını içeriyor.
CIA Direktörü John Ratcliffe başkanlığındaki istihbarat kurumları İran yönetiminin samimiyetine dair ciddi endişeler iletti. Gizli raporlar Tahran'ın kendi yetkilileri arasındaki görüşmelerin arabuluculara söyledikleriyle tamamen çeliştiğini ortaya koydu. Ratcliffe bu verileri Trump ve kabine üyelerine resmi olarak sunarak İran tarafının nihai anlaşma kapsamındaki tavizleri vermekten kaçınabileceği uyarısında bulundu. Dışişleri Bakanı Marco Rubio da benzer şüpheleri dile getirdi. Trump sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada İran'ın asla nükleer silah sahibi olmayacağına dair taahhüt verdiğini vurguladı. Başkan ayrıca Demokratların İran'a 300 milyon dolar ödendiği iddiasını sahte haber olarak nitelendirdi.
Cenevre'de Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile görüşmesinin ardından gazetecilere konuşan Trump, Obama döneminde imzalanan nükleer anlaşmayı feshetmesinin ne kadar isabetli olduğunu savundu. Mutabakat zaptı taraflara önümüzdeki 60 gün içinde kapsamlı bir anlaşma üzerinde uzlaşma sağlama görevi veriyor. Belgeye göre ABD deniz ablukasını 30 gün içinde tamamen kaldıracak, İran ise Hürmüz Boğazı'nda ticari gemilerin güvenli geçişini garanti edecek. Ondört arabulucu ülke sürecin her aşamasında tarafları bir araya getirerek müzakereleri kolaylaştıracak. İran ayrıca boğazın uzun vadeli yönetimi için Umman ile ortak diyalog başlatmayı taahhüt etti. Beyaz Saray yetkilileri Trump'ın tüm görüşleri dinlemesine rağmen nihai kararı kendisinin vereceğini hatırlattı. İmzalanan metnin yönetimin uzun süredir belirlediği kırmızı çizgileri koruduğu ve Tahran'ın nükleer silahlara ulaşmasını yasal olarak engellediği iddia edildi. Ancak istihbarat verilerinin İran tarafının gerçek niyetleriyle anlaşma taahhütleri arasında ciddi uyumsuzluklar gösterdiği belirtiliyor. Gelişmeler ABD-İran ilişkilerinde yeni bir kriz dönemine girilip girilmeyeceği konusunda yakından izleniyor.



