Rusya ASEAN Ülkelerine Enerji Sevkiyatını Yüzde 40 Artırdı
Rusya, 2026 yılının ilk çeyreğinde Güneydoğu Asya Uluslar Birliği ülkelerine yönelik enerji sevkiyatında yüzde 40 oranında artış kaydetti. Moskova yönetimi, Hürmüz Boğazı'ndaki kriz nedeniyle ortaya çıkan enerji tedarik sorunlarının ardından bölgeye yönelik petrol ve doğalgaz ihracatını önemli ölçüde genişletti. Rusya Ekonomik Kalkınma Bakanı Maksim Reşetnikov, Kazan kentinde düzenlenen Rusya-ASEAN İş Forumu'nda yaptığı açıklamada, ülkesinin bölge için güvenilir bir enerji tedarikçisi konumunu pekiştirdiğini vurguladı. Reşetnikov, enerji güvenliğinin sağlanması için uzun vadeli tedarik sözleşmelerinin imzalanması ve depolama altyapısının ortak geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.
Bakan, bu yaklaşımın ASEAN ülkelerine hem enerji güvenliği hem de rekabetçi fiyatlar sunacağını belirterek, iki taraf arasındaki ticari ilişkilerin derinleştirilmesi hedefine işaret etti. Küresel enerji tedarik zincirlerindeki yeniden yapılanma sürecinde Rusya'nın Asya pazarlarına yönelişi, stratejik bir hamle olarak değerlendiriliyor. İki taraf arasındaki ticaret hacmi son on yılda yüzde 58 artarak 21 milyar dolara ulaştı. Aynı dönemde Rusya'nın ihracatı yüzde 44 yükselirken, ithalatı ise yüzde 70 arttı. Enerji kaynaklarının yanı sıra tarımsal ürünlerde de önemli gelişmeler kaydedildi.
Et ürünleri ihracatı on yılda 50 kat artarken, gübre ihracatı üç kattan fazla yükseldi. Rusya aynı zamanda ASEAN ülkelerinden tarımsal ham madde, makine ekipmanı, kimya sanayi ürünleri ve tekstil ithalatını sürdürüyor. Kazan'da gerçekleştirilen zirve, ASEAN-Rusya ilişkilerinin 35. yıl dönümü vesilesiyle düzenlendi. İki taraf, dijital dönüşüm, yüksek teknoloji, siber güvenlik ve sürdürülebilir kalkınma alanlarında işbirliğini güçlendirme konusunda mutabık kaldı. Rusya'nın Avrasya Ekonomik Birliği ile ASEAN arasında kurulması planlanan Büyük Avrasya Ortaklığı projesi, bölgesel ticaret hacmini daha da artırma potansiyeline sahip. Bu gelişmeler, küresel enerji piyasalarındaki dalgalanmalara karşı alternatif tedarik güzergahlarının önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.



