Küresel yatırım piyasalarında risk dağılımı 2026 yılında belirgin bir ayrışma sergiliyor. NYU Stern İşletme Fakültesi öğretim üyesi Aswath Damodaran tarafından hazırlanan ülke risk primi analizinde, dünya ekonomilerinin farklı risk kategorilerine ayrıldığı görülüyor. Çalışmada yer alan değerlendirmeler, yatırımcıların portföy stratejilerini belirlemede önemli bir referans noktası oluşturuyor. En yüksek risk taşıyan ülkeler grubunda Belarus, Lübnan, Sudan ve Venezuela öne çıkıyor.
Bu ekonomilerde siyasi istikrarsızlık, enflasyon baskısı ve yapısal sorunlar yatırım ortamını olumsuz etkiliyor. Risk primi yüksekliği, bu ülkelere yönelik sermaye akışlarının sınırlı kalmasına ve getiri beklentilerinin artmasına neden oluyor. Yatırımcılar bu piyasalarda işlem yaparken önemli ölçüde risk primi talep ediyor. Gelişmiş ekonomiler ise düşük risk bandında konumlanmaya devam ediyor.
Güçlü kurumsal yapılar, şeffaf piyasa mekanizmaları ve istikrarlı makroekonomik göstergeler bu ülkeleri cazip yatırım destinasyonları haline getiriyor. Özellikle Avrupa ve Kuzey Amerika bölgesindeki ekonomiler, küresel sermaye hareketlerinde güvenli liman olarak değerlendiriliyor. Türkiye'nin düşük risk bandında yer alması dikkat çeken bir gelişme olarak öne çıkıyor. Son dönemde uygulanan ekonomi politikaları ve piyasa düzenlemelerinin bu değerlendirmede etkili olduğu düşünülüyor. Ülkenin bu kategoride bulunması, yabancı portföy yatırımları ve doğrudan yatırımlar açısından olumlu bir algı yaratıyor. Ancak küresel ekonomik belirsizliklerin ve bölgesel gelişmelerin risk algısını etkilemeye devam etmesi bekleniyor.





