İran'dan ABD'ye Sert Tepki: "İsrail İçin Savaşı Tercih Ettiler"
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun son açıklamalarının Washington'un gerçek niyetini ortaya koyduğunu belirterek uluslararası diplomasi arenasında yankı uyandıracak sert eleştirilerde bulundu. Arakçi, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Bay Rubio hepimizin bildiği bir gerçeği nihayet itiraf etti: ABD, İsrail adına kendi tercihiyle bir savaşa girdi. İddia edilen İran tehdidi hiçbir zaman gerçek değildi" ifadelerini kullandı.
Son aylarda tırmanan ABD-İran gerilimine yeni bir boyut kazandıran bu açıklamalar, Şubat ayı başında ABD destekli hava saldırılarının İran'daki bazı nükleer tesisleri hedef almasının ardından geldi. İranlı diplomat, Doha'da katıldığı bir televizyon programında da benzer görüşleri dile getirerek, "Washington'un bölgedeki askeri varlığı İsrail'in güvenliğini garanti altına almak içindir ve bu durum artık gizlenmiyor" diyerek tepkisini gösterdi. Tahran yönetimi, olası bir ABD saldırısı durumunda karşılık verme stratejisini de açıkladı. İran Dışişleri Bakanı Arakçi, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada, "ABD topraklarına doğrudan saldıracak imkanımız olmayabilir, ancak böyle bir durumda bölgedeki Amerikan askeri üslerini hedef alırız" diyerek uyarıda bulunmuştu. Bu söylem, iki ülke arasındaki diplomatik çabaların sürdüğü bir dönemde gelişen yeni kriz potansiyelini gözler önüne serdi.
Uluslararası ilişkiler uzmanları, İran'ın bu sert çıkışının ardında Umman'da yürütülen dolaylı müzakerelerin istenen sonuçları vermemesi ve ABD'nin İsrail'e verdiği koşulsuz desteğin yarattığı rahatsızlığın yattığını değerlendiriyor. Arakçi'nin açıklamaları, özellikle ABD eski Dışişleri Bakanı Mike Pompeo'nun geçtiğimiz ay İran'daki protestolarda "Mossad ajanlarının varlığına" işaret eden tartışmalı paylaşımının ardından gelmesi de dikkat çekiyor. Bölgede artan gerilim, küresel enerji piyasalarını da etkilemeye devam ederken, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini sürdürme kararlılığını koruması ve füze programından taviz vermeyeceğini açıklaması, önümüzdeki dönemde Ortadoğu'daki dengelerin daha da hassas bir noktaya gelebileceğini gösteriyor.





