ABD Mayıs Ayı Enflasyonu Üç Yılın Zirvesine Ulaştı
Amerika Birleşik Devletleri'nde mayıs ayına ilişkin tüketici fiyatları verileri ekonomistlerin tahminleriyle örtüşecek şekilde açıklandı. Yıllık bazda yüzde 4,2 seviyesinde gerçekleşen enflasyon, Nisan 2023'ten bu yana kaydedilen en yüksek orana işaret ediyor. Aylık bazda ise fiyat artışı yüzde 0,5 olarak ölçüldü. Önceki aya kıyasla belirgin bir hızlanma gösteren bu rakamlar, Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimlerin ekonomiye yansımalarını gözler önüne seriyor. Mayıs ayında enflasyonun temel itici gücünü enerji maliyetleri oluşturdu. Enerji endeksindeki yüzde 3,9'luk aylık artış, genel fiyat hareketinin yarısından fazlasını tek başına açıklıyor. Özellikle akaryakıt fiyatlarındaki sıçrama dikkat çekici boyutta gerçekleşti.
Benzin fiyatları bir ay içinde yüzde 7 yükselirken, yıllık bazda yüzde 40,5'lik artış yaşandı. Elektrik maliyetleri yüzde 0,6 yükseliş gösterirken, doğal gaz fiyatlarında hafif bir gerileme kaydedildi. Şubat ayından itibaren bölgesel çatışmaların yoğunlaşmasıyla birlikte enerji piyasalarında yaşanan dalgalanma, Amerikalı tüketicilerin cüzdanına doğrudan yansıdı. Enerji dışında kalan kalemlerde ise daha ılımlı bir tablo ortaya çıktı. Gıda ve enerji hariç tutularak hesaplanan çekirdek enflasyon aylık yüzde 0,2 artarak beklentilerin altında kaldı. Bu veri, fiyat baskılarının geniş tabanlı olmadığına işaret ediyor. Konut maliyetleri yüzde 0,3, gıda fiyatları yüzde 0,2 oranında yükseldi. Kira endeksindeki yüzde 0,4'lük artış, konut piyasasındaki sıkılığın devam ettiğini gösteriyor. Uçak biletlerinde yüzde 2,7, kişisel bakım ürünlerinde yüzde 1 artış yaşanırken, motorlu taşıt sigortası primlerinde yüzde 1,7'lik gerileme dikkat çekti.
Açıklanan veriler, Federal Reserve'ün önümüzdeki dönem faiz politikasına ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi. Genel enflasyonun beklentilerle uyumlu gelmesi, merkez bankasının mevcut duruşunu korumasına zemin hazırlıyor. Ancak çekirdek enflasyondaki göreli yumuşama, faiz indirim beklentilerine destek verebilecek nitelikte. Piyasa aktörleri, enerji fiyatlarındaki oynaklığın geçici bir etken mi yoksa kalıcı bir baskı unsuru mu olacağını anlamaya çalışıyor. Tüketici güveninin enerji maliyetleri nedeniyle baskı altında kalmaya devam etmesi, önümüzdeki aylarda ekonomik aktiviteyi etkileyebilecek bir risk faktörü olarak değerlendiriliyor.




