
Son paylaşımlarda bazı halka arz içeriklerinin ücret karşılığında farklı hesaplardan paylaşılması ve görünürlüğünün artırılması yönünde iddialar ortaya atıldı.
Söz konusu iddiaların doğruluğu tarafımızca teyit edilmiş değil. Ancak ortaya çıkan tablo önemli bir soruyu beraberinde getiriyor:
Yatırımcı, karşısındaki içeriğin bağımsız bir analiz mi, yoksa ücretli bir ticari çalışma mı olduğunu biliyor mu?
Bir şirketin reklam ve tanıtım yaptırması tek başına olağan dışı bir durum değil. Ancak halka arz hakkında “kişisel görüş” veya “bağımsız analiz” izlenimi veren bir içeriğin arkasında maddi bir ilişki bulunuyorsa, yatırımcının bu ilişkiyi bilmesi önem taşıyor.
Aynı durum içeriğin ücret karşılığında başka hesaplardan paylaşılması veya görünürlüğünün artırılması için de geçerli!
Üstelik sosyal medyada sıkça kullanılan “yatırım tavsiyesi değildir” ifadesi de yapılan faaliyeti tek başına mevzuatın dışına çıkarmıyor. Faaliyetin hukuki niteliğinde içeriğin nasıl ve hangi ilişki içerisinde üretildiği önem taşıyor.
Son tartışmayı kişiler arasındaki bir sosyal medya kavgasına indirgemek yerine, sermaye piyasaları açısından asıl soruyu sormak gerekiyor:
Halka arzlara ilişkin ücretli içeriklerde ticari ilişkinin açıkça belirtilmesi zorunlu hale gelmeli mi?
Çünkü yatırımcının bilmesi gereken yalnızca ne söylendiği değil; o sözün neden ve hangi ilişki içerisinde söylendiğidir.





