Finans piyasalarında son günlerde yatırım fonları üzerinden gelişen likidite sorunlarının ardından ekonomi yönetiminden kapsamlı değerlendirme geldi.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, katıldığı canlı yayınında yaptığı açıklamada yaşanan gelişmelerin sınırlı sayıdaki fonlarda ortaya çıkan kredi ve likidite sorunlarından kaynaklandığı değerlendirmesinde bulundu. Şimşek, Borsa İstanbul ve fon piyasasının genelinde yapısal bir problem bulunmadığını ifade etti. Bu değerlendirme bir gün önce toplanan Finansal İstikrar Komitesi’nin resmi açıklamasıyla da aynı doğrultuda.
2 Bin 38 Fon İçinde 131 Fon Tasfiyede
Şimşek’in verdiği bilgiye göre Türkiye’de toplam 2 bin 38 yatırım fonu bulunuyor. SPK’nın aldığı son kararlar ise 7 portföy yönetim şirketine bağlı 131 fonu kapsıyor.
Bakan Şimşek, fon piyasasının yaklaşık yüzde 90’ının normal işleyişini sürdürdüğünü belirtirken, sorun yaşanan bölümün toplam fon büyüklüğü açısından yaklaşık yüzde 10-11 seviyesinde olduğunu söyledi. Bu oranların Şimşek’in piyasa büyüklüğüne ilişkin değerlendirmeleri olduğunu belirtmek gerekiyor.
SPK’nın güncel kararında tasfiye kapsamındaki 131 fon için Tera Portföy fonlarında İş Bankası, diğer altı portföy yönetim şirketinin fonlarında ise Ziraat Bankası yetkilendirildi. Yatırımcı kayıtlarının kontrolü, fon varlıklarının nakde çevrilmesi ve ödeme süreci bankalar tarafından yürütülecek.
Şimşek: Tasfiye Borsayı Baskılayacak Şekilde Yapılmayacak
Fon portföylerinin tasfiyesi sırasında piyasaya yeni satış baskısı oluşup oluşmayacağı da gündemdeydi.
Şimşek, SPK’nın oluşturduğu tasfiye modelinin portföylerdeki varlıkların kontrolsüz biçimde piyasaya satılması üzerine kurulmadığını ve sürecin Borsa İstanbul’u baskı altına almayacak şekilde yürütülmesinin amaçlandığını söyledi.
SPK’nın açıkladığı yöntem de varlıkların yatırımcı menfaati, piyasa derinliği ve likidite koşulları dikkate alınarak nakde çevrilmesini öngörüyor.
TCMB Likidite İçin Üç Adım Attı
Şimşek’in işaret ettiği tedbirlerin bir ayağını Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası oluşturuyor.
TCMB, finansal piyasalardaki gelişmeler sonrasında haftalık repo ihaleleriyle verilen fonlama miktarını artıracağını, bankaların Bankalararası Para Piyasası borçlanma limitlerini güncelleyeceğini ve teminat iskonto oranlarını azaltacağını açıkladı. Merkez Bankası gerektiğinde ek tedbir alınabileceğini de bildirdi.
BDDK Bankaların Geri Alım Alanını Genişletti
Bankacılık tarafında ise BDDK devreye girdi.
Halka açık bankaların 16 Eylül’den sonra Borsa İstanbul’dan geri aldığı kendi hisseleri, 31 Aralık 2026’ya kadar çekirdek sermayeden indirim kalemi olarak dikkate alınmayacak. Aynı paylar kredi ve piyasa riskine esas tutar hesaplamalarına da dahil edilmeyecek.
Bu karar bankaların mutlaka pay geri alacağı anlamına gelmiyor; ancak geri alım yapan bankalar açısından sermaye yeterliliği hesabındaki düzenleyici etkiyi geçici olarak azaltıyor.
Katılımevim Ve Birevim İçin Ayrı Süreç
Şimşek, tasarruf finansman şirketlerindeki durumun yatırım fonlarından farklı değerlendirilmesi gerektiğini de söyledi.
Emlak Katılım’ın bağlı ortaklığı Emlak Katılım Tasarruf Finansman, Katılımevim ve Birevim’in satın alınmasına yönelik görüşmelere 17 Eylül’de başladı. İşlem henüz tamamlanmış değil.
Şimşek söz konusu süreci tasarruf sahiplerinin haklarının korunması açısından değerlendirdiklerini belirtirken, tasarruf finansman sektörünün hızlı büyümesi nedeniyle gelecekte ilave teminat veya koruma mekanizmalarına ihtiyaç duyulabileceğini söyledi.
Piyasa Bozucu İşlemler İçin Yargı Süreci Mesajı
Şimşek, bazı fonlarda piyasa bozucu eylemlere ilişkin bulgular bulunduğunu belirterek düzenleyici kurumların gerekli işlemleri yaptığını söyledi.
SPK’nın piyasaların düzgün işleyişini bozduğu değerlendirilen işlemlerde işlem yasağı, lisans tedbirleri ve Cumhuriyet başsavcılıklarına başvuru gibi yetkileri bulunuyor. Ancak suç duyurusu veya soruşturma, kişiler açısından suçun kesinleştiği anlamına gelmiyor; nihai değerlendirme yargı makamlarına ait.
Enflasyon Ve Reform Mesajları Da Geldi
Şimşek aynı yayında ekonominin genel görünümüne de değindi. Bakan, savaş kaynaklı dış şokların bulunmaması halinde yıl sonu enflasyonunun kendi değerlendirmesine göre yaklaşık 7 puan daha düşük olabileceğini söyledi. Bu, gerçekleşmiş bir veri değil, Bakan’ın karşı olgusal değerlendirmesi.
Önümüzdeki dönem için sanayide yüksek katma değerli üretim, yeşil dönüşüm, nükleer enerji, 5G, fiber altyapı, veri merkezleri ve eğitimde ya da istihdamda bulunmayan gençlere yönelik programların ekonomi gündeminde olacağını da belirtti.
Haberde Mehmet Şimşek’in piyasa ve sistemik risk hakkındaki değerlendirmeleri Bakan’ın görüşleri olarak aktarılmıştır. Tasfiye kapsamındaki fonların nihai ödeme tutarları henüz fon bazında kesinleşmemiştir. Devam eden idari ve adli süreçler hakkında kesinleşmiş yargı kararı olmadan suçluluk sonucu çıkarılamaz. İçerik yatırım tavsiyesi değildir.





