Merkez Bankası'nın 2026 Ocak Ayı Faiz Kararı İçin Geri Sayım Başladı Türkiye ekonomisinin merakla beklediği 2026 yılının ilk Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı için geri sayım başladı. Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan'ın liderliğindeki kurul, 22 Ocak Perşembe günü saat 14:00'te yılın ilk faiz kararını açıklayacak.
Ekonomistlerin ve piyasa aktörlerinin yakından takip ettiği toplantıda alınacak kararlar, iç piyasaların yönü ve enflasyonla mücadele stratejisi açısından kritik önem taşıyor. Geçtiğimiz ay TCMB, politika faizini 150 baz puan indirerek yüzde 38'e çekmişti. Aynı toplantıda gecelik borç verme faizi yüzde 42,5'ten 41'e, gecelik borçlanma faizi ise yüzde 38'den 36,5'e düşürülmüştü. 2025 yılı boyunca kademeli olarak faiz indirimleri gerçekleştiren Merkez Bankası, Mart 2025'teki olağanüstü toplantısında ise faiz oranlarını yükseltme kararı almıştı.
Özellikle Nisan 2025'te politika faizini yüzde 42,5'ten yüzde 46'ya çıkarması, ekonomi çevrelerinde geniş yankı uyandırmıştı. Ocak ayında netleşen ücret artışlarının iç talep ve enflasyon beklentileri üzerindeki olası etkileri, Merkez Bankası'nın karar sürecinde belirleyici faktörler arasında yer alıyor. Ekonomistler, TCMB'nin 2026 yılı için öngörülen dezenflasyon patikasını korumak amacıyla "sıkı para politikası" duruşunu sürdürüp sürdürmeyeceğini yakından takip ediyor.
Faiz kararının yanı sıra, toplantı sonrası yayımlanacak metinde yer alacak yönlendirmeler de piyasalar için önemli sinyaller verecek. Merkez Bankası'nın 2026 yılı takviminde toplam 8 PPK toplantısı planlanırken, yıl boyunca 8 PPK toplantı özeti, 4 enflasyon raporu ve 2 finansal istikrar raporu yayımlanacak. İlk PPK toplantısının ardından 29 Ocak'ta toplantı özeti, 12 Şubat'ta ise yılın ilk enflasyon raporu kamuoyuyla paylaşılacak. Bu kapsamlı takvim, TCMB'nin 2026 yılında da şeffaf ve öngörülebilir bir para politikası izleme stratejisini sürdüreceğini gösteriyor. Küresel merkez bankalarının, özellikle ABD Merkez Bankası (Fed) ve Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) politika adımları da TCMB'nin kararlarını etkileyecek faktörler arasında bulunuyor. Türkiye'ye yönelik sermaye akışları ve döviz kuru istikrarı açısından uluslararası para politikalarındaki gelişmeler, yerli piyasaların yönünü belirleyen önemli dinamikler olarak öne çıkıyor.

