30.09.2025 Finansalları Üzerinden Stok Analizi
30.09.2025 tarihli ara dönem finansal tablolar üzerinden yapılan değerlendirmede, işletme sermayesi tarafında özellikle stoklar kaleminde dikkat çekici bir nakit çıkışı görülüyor. Şirketin bu dönemde stoklarını artırdığı ve stok artışının faaliyet nakdi üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturduğu anlaşılıyor.
Stok artışı her zaman olumsuz bir gösterge olarak değerlendirilmez. Özellikle emtia bazlı sektörlerde stok artışı; üretim planlaması, tedarik güvenliği ve fiyat riskine karşı korunma amacıyla stratejik bir tercih olabilir.
Stokların Yapısı ve Emtia Duyarlılığı
Stok kırılımına bakıldığında toplam stokların ana bölümünün “İlk Madde ve Malzeme” kaleminde toplandığı, “Diğer stoklar” kaleminin ise sınırlı kaldığı görülüyor.
Bu yapı, stokların büyük ölçüde emtia ve hammadde ağırlıklı olduğunu, dolayısıyla fiyat hareketlerine duyarlı bir yapıda taşındığını gösteriyor.
LME Bakır ve Kur Etkisi
30.09.2025 ile 20.01.2026 tarihleri arasında LME bakır fiyatı 10.295 USD’den 13.000 USD’ye yükselerek %26,3 oranında artış gösterdi. Aynı dönemde USD/TL kuru 41,58 TL’den 43,27 TL’ye çıkarak %4 oranında yükseldi.
Stok miktarının 4.049 ton seviyesinde sabit kaldığı varsayımıyla yapılan hesaplamada, stokların TL karşılığının 1.722.609.232 TL’den 2.277.602.990 TL’ye yükseldiği ve yaklaşık %32,2 oranında artış gösterdiği görülüyor.
Bu hesaplama, aynı stok miktarının korunması halinde yaklaşık 550 milyon TL seviyesinde teorik bir değer farkına işaret ediyor.
Teorik Etki ve Finansallara Yansıma
Bu çalışma kesinleşmiş bir kâr anlamına gelmiyor. Değer artışının finansallara gerçek anlamda yansıması; stokların korunup korunmadığı, satış zamanlaması, fiyatlama gücü ve stok finansmanı maliyetleri gibi unsurlara bağlı.
Emtia fiyatlarının yükseldiği dönemlerde stok taşıma kapasitesi bulunan şirketlerin bilanço üzerinde potansiyel avantaj elde edebileceği belirtiliyor.





