Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye Yüzyılı: Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı'nın tam anlamıyla ekonomik konumlanma stratejisi olduğunu vurgulayarak, "Uygulamada yatırımcı odaklı, hızlı ve kolay giriş imkanı sağlayan, VIP hizmetlerle desteklenen bir sistem öngörüyoruz. Nihai hedef, ülkeyi bölgesel ölçekte önemli bir finans ve ticaret merkezi haline getirmek." açıklamasında bulundu.
Mehmet Şimşek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kamuoyuna duyurulan "Türkiye Yüzyılı: Yatırım İçin Güçlü Merkez" vizyonu kapsamında, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen basın toplantısında sunum gerçekleştirdi.
2026'yı reform yılı olarak belirlediklerini ve kapsamlı yapısal adımların gündemlerinde olduğunu vurgulayan Şimşek, bunlar arasında değer zincirini yukarı çıkaran sanayi dönüşümü, yeşil dönüşüm, dijital dönüşüm, demir yolları gibi verimliliği artıran altyapı yatırımları, vergi reformları, kamu maliyesi ve yönetişim reformlarının yer aldığını ifade etti.
''İstikrarlı politikaları kararlılıkla sürdüreceğiz''
Programın temel önceliğinin fiyat istikrarı olduğunu belirten Bakan Şimşek, hem küresel hem de yurt içi koşullar nedeniyle zorlu bir dönemden geçildiğini belirtti. Şimşek, şunları kaydetti:
"Önümüzdeki dönemde, jeopolitik gelişmelerin yarattığı şoklar ve yüksek volatilite nedeniyle enflasyonda geçici yükselişler görülebilir. Ancak bunu, kalıcı ve sürdürülebilir bir düşüş süreci izleyecektir. Çünkü uyguladığımız program, güçlü bir şekilde arz yönlü politikaları da içeriyor. Enflasyonu kalıcı olarak düşürmeye odaklanmayı sürdüreceğiz. Aynı zamanda, Türkiye'ye daha fazla ve kaliteli yatırım çekecek politikaları hayata geçirmeye ve reform programımızı kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz. Türkiye, reform, istikrar ve öngörülebilir politikalar ekseninde ilerlemeye devam edecek. Bu güçlü politika çerçevesi ve bölgemizde barışı destekleyen yaklaşımımız sayesinde yatırımcılar için cazibemizi daha da artıracağız. Belirsizliğin arttığı bir küresel ortamda biz öngörülebilirliği güçlendirmeye odaklanıyoruz. İstikrar, reform ve öngörülebilirlik temelinde, bölgemizde barışı destekleyen yaklaşımımızla yatırımcılar açısından cazibemizi artıracağımıza inanıyoruz. Bu sürecin nihai kazanımı ise vatandaşlarımızın refahındaki kalıcı artış olacaktır."





