Şirketlerin Takipteki Alacak Oranı Tüketiciyi Geride Bıraktı
Türkiye'de ekonomik dengelerin değiştiği bir döneme girildi. Son yıllarda tüketicilerin ve bireysel kredi kartı kullanıcılarının yaşadığı ödeme zorluğu, 2026 yılıyla birlikte şirketlere sıçradı. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) en son verileri, şirketlerin takipteki alacak oranının ilk kez tüketicileri geride bıraktığını gösteriyor. TL cinsi taksitli ticari kredilerde takipteki alacak hacmi son bir yılda yüzde 122 artarak 119,8 milyar liraya ulaşırken, KOBİ kredilerinde bu oran yüzde 120'yi aşarak 239,9 milyar liraya yükseldi. Takipteki alacak oranı da aynı dönemde taksitli ticari kredilerde 1,24 puan, KOBİ kredilerinde ise 1,41 puan artış gösterdi. Bu rakamlar, şirketlerin finansal sıkıntılarının derinleştiğini açıkça ortaya koyuyor.
Ekonomide yaşanan bu değişim, toplam takipteki alacak bakiyesindeki pay dağılımında da kendini gösteriyor. Geçen yıl tüketici kredilerinin toplam takipteki alacak hacmindeki payı yüzde 20,85 iken, bu oran 2026 Nisan ayında yüzde 19,81'e geriledi. Buna karşılık, KOBİ kredilerinin payı yüzde 29,40'tan yüzde 35,1'e yükselirken, taksitli ticari kredilerin payı da yüzde 14,57'den yüzde 17,53'e çıktı. Bu değişim, ekonomik zorluklarla mücadele eden şirket sayısının hızla arttığını gösteriyor. Bankacılık sektörünün takipteki alacaklar için ayırdığı karşılıklar da alarm veriyor. Son bir yılda bu karşılıklar neredeyse ikiye katlanarak 528,4 milyar liraya ulaştı.
Özellikle KOBİ kredilerindeki bozulma dikkat çekiyor. KOBİ kredilerinin toplam ticari kredilerdeki takipteki alacak bakiyesi içindeki payı son bir yılda 9 puan artarak yüzde 60,1'e ulaştı. Bu durum, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin finansal zorluklarla karşı karşıya kaldığını gösteriyor. İcra ve iflas dairelerindeki dosya sayısındaki artış da ekonomideki sıkıntıların başka bir göstergesi. 2016 yılında 26,9 milyon olan toplam dosya sayısı, 2025'te 35,3 milyona yükseldi. Bu dosyaların büyük çoğunluğunu icra takipleri oluşturuyor. Adalet Bakanlığı verilerine göre, 2025'te icra ve iflas dairelerindeki ortalama görülme süresi 883 güne kadar uzadı. Bu durum, ekonomik sıkıntıların yargı sistemine de ağır bir yük bindirdiğini ortaya koyuyor.





